Kategori: ROTA : DÜNYA
VİETNAM’DA PİRİNÇ TARLALARI (29-31 Ocak 2015)
Vietnam, dünyanın en büyük pirinç üreticilerinden. Tayland ile dünya birinciliğinde çekişiyorlar. Bir yıl Tayland öne geçiyor, diğer yıl Vietnam. Vietnam’ın güneyinde Saygon (Ho Chi Minh City) yakınında bulunan Mekong Nehri deltasındaki tarlalardan yılda üç hasat alıyorlar. Kuzeyde başkent Hanoi yakınında bulunan Kızıl Nehir (Red River) deltasındaki tarlalardan yılda iki hasat alıyorlar. Yaşamları suyun içinde geçiyor. […]
VİETNAM 2. Bölüm (29-30 Ocak 2015) MEKONG NEHRİ VE MEKONG DELTASI – SAYGON TURU – SAVAŞ MÜZESİ – CU CHI TÜNELLERİ
ULAŞIM Sabah erkenden yola çıkıp yaklaşık 2,5 saatlik bir yolculuktan sonra Mekong Deltası’na ulaşıyoruz. Yol boyunca pirinç tarlalrından geçiyoruz. Aslında kilometre olarak fazla bir yol katetmedik. Ancak yollar çok iyi değil. Bir de adım başı bir şehre giriliyor ve otobüsün hız sınırı 40 km.’ye düşüyor. Takograf ve polis kontrolü nedeniyle hız sınırlarını aşmıyorlar. Dolayısıyla kısacık […]
SAYGON SAVAŞ MÜZESİ – VİETNAM (30 Ocak 2015)
SAVAŞ MÜZESİ İNSANI HIRPALIYOR İnsanı insanlığından soğutan ve kendiyle yüzleşmesini sağlayan bir müze burası. Amerika ile girilen savaşın acı hatıraları insanın yüzüne tokat gibi çarpıyor. 1945 – 1975 yılları arasında 3 milyon Vietnamlı ölmüş, bunun 2 milyonu siviller… 2 milyon yaralı ve 300 bin kayıp. Bu cesur halkın çektikleri bununla da kalmamış. Napalm, portakal gazı […]
CU CHİ TÜNELLERİ – VİETNAM HALKININ DİRENİŞ DESTANI (30 Ocak 2015)
Tünellerin olduğu bölge yoğun ormanlık alanın içindedir. Basit bir kazma ve sepetle Vietkonglar Fransızlara karşı 40 km. kazılan tünelleri tam 200 km.’ye ve 3 kata ulaştırmışlardır. Toprak yapısının sert olması kazmayı zorlaştırmakta fakat çökmeleri engellemektedir. Aşırı yağmur yağdığında alt katları su bastığından 1. ve 2. katlarda yaşamakta, 3 katları terk etmektedirler. Her 20 metrede bir […]
MEKONG NEHRİ DELTASININ DAR KANALLARI – VİETNAM (29 Ocak 2015)
Adalardan sonra üçer kişilik kayıklara binip Mekong Nehri’nin dar kanallarından geçiyoruz. Bu dar kanallar savaşta Vietkongların çok işine yaramış. Burada suyla birlikte süren bir yaşam var. Derme çatma kulübelerde zor şartlarda yaşam sürüyor.
KUZEY KIBRIS (30 Ekim – 02 Kasım 2014)
22.45 Uçağı ile İzmir-Lefkoşa direk uçacağız. 1 saat 25 dakika uçuş süremiz. Gecenin bir vakti, ilk kez gideceğimiz bir yere inmek hiç hoşuma gitmiyor. Biraz tedirginim, zira ilk kez soldan trafikte, gece karanlığında araba kullanıp otelimizi bulacağız. Önceden “rent a car” rezervasyonu yaptığımız için rahatız. Ama minicik Ercan Havaalanı’na inince sadece 2 adet araba kiralama […]
BÜKREŞ 19-22 Eylül 2014 (4. Bölüm)
21 EYLÜL PAZAR VE MÜZELER Sabah ilk işimiz binasını çok beğendiğimiz Belediye Müzesi’ne gitmek oldu. Mimar Konrad Schwink tarafından 1830’da yapılmış neo-gotik romantik tarzdaki iki katlı, ahşap dokusu iyi korunmuş çok sevimli bir bina. Müze fotoğraflarına galeri kısmından ulaşabilirsiniz. Çıkar çıkmaz Ulusal Sanat Müzesi’ne koşturuyoruz. Çok etkileyici bir müze. Romanya’nın gerçek gururu. Romanyalı sanatçıların heykelleri […]
BÜKREŞ 19-22 Eylül 2014 (3. Bölüm)
BÜKREŞ’İN PARKLARI Kent içindeki parklar insanları rahatlatır, yaşam kalitesini arttırır, ayrı bir keyif ve mutluluk katar halka. Büyük kentlerin koşturmacasına kapılmış ve yılmış, bıkkın insanlar bu parklarda hayat bulur, yenilenir, tazelenir, huzur bulur. Bükreş’te de böyle iki güzel park var. Birisi şehrin merkezinde Çişmigiu Parkı (Grădina Cişmigiu). Nasıl telaffuz ediliyor diye düşünmeyin; Çeşmeci Parkı’dır ismi […]
BÜKREŞ 19-22 Eylül 2014 (2. Bölüm)
BÜKREŞ’İN ESKİ ŞEHİR BÖLÜMÜ (Old Town) Eski şehrin sokakları çok keyifli ve eğlenceli. Her noktasında bir şenlik var. Sokak sanatçıları, palyaçolar, çocuklara boyama masaları, sokaklara serilmiş suni çimler üzerinde çiçek festivali, orkestra ile sokakta dans edenler… Her yerinde ayrı bir eğlence…
KARMA BİR ŞEHİR : BÜKREŞ (19 – 22 Eylül 2014) (1. Bölüm)
Zenginlik ve yoksulluk, estetik ve gudubet, büyüklük ve küçüklük, güzellik ve çirkinlik, ucuzluk ve pahalılık, dürüstlük ve üçkağıtçılık, yeşil ve beton, şehir içi parkları ve pıtrak gibi fırlayan sıvasız gecekonduları, nostalji ile fütürizm… Hepsi bir arada. Tam bir karma şehir Bükreş. Hepsi var. Nerden bakarsan orasını görürsün. Ben sevdim, ama eminim 5 yıl sonra gelince […]
LONDRA (20 – 25 Ağustos 2014)
Bir dünya kenti, tam bir kültür mozaiği. Çok dilli, çok renkli. Monarşinin beşiği. Tezatlar ülkesi : Geleneksel aynı zamanda modern. Kraliyet ailesiyle, Thames Nehri, kırmızı otobüsleri, beş çayı, yağmuru ile özdeşleşen bir dünya başkenti. Kızım da orada yaşayınca, birlikte, ayrı bir keyif, ayrı güzellik…her seferinde ayrı bir tat…
PARİS (12-16 Temmuz 2014)
Paris’e üçüncü gelişimiz. Her seferinde doyamadan dönüyoruz. Bir dahaki sefere bir ay yaşamak üzere gelmeyi istiyoruz. Anlatmakla bitmeyecek bir şehir…
BERLİN : MEDENİYETİN ZİRVESİ (28 Ağustos – 01 Eylül 2013)
İnsanca yaşam koşullarının en üst seviyedeki örneği. Parkları, caddeleri, sokakları, festivalleri, Müzeler Adası, özellikle Bergama Müzesi ile insanı mest eden bir şehir. 2.Dünya Savaşında yerle bir olmuş bir şehrin muhteşem ayağa kalkışı hayranlık uyandırıyor.
