İçeriğe geç

KAŞ’IN GÜZELLİĞİNE ÇAKILIP KALDIK (28 Nisan 2015)

28 Nisan sabahı omuzumda bir ağrı ile uyandım. Her günkü ağrılardan biraz daha fazla idi. Kahvaltı etmeden yola çıkıp güzel bir yerde konaklayalım dedik. Giderken güzel Kalkan’ı birkaç fotoğraf ile uğurladık;

Kaputaş Plajı’nın görüntüsü muhteşem ama araba ile duracak yer yok. 5 dakika fotoğraf molası sonrası yola devam.

Sonraki koyda mola verip kahvaltımızı yapıyoruz;

Kısa bir süre sonra Kaş’a varıyoruz. Kaş’ta bir mola verip yolumuza devam etmeyi düşünüyoruz. Ama omuz ağrısı artıyor. Biraz Kaş sokaklarını dolaşıp Kaş Devlet Hastanesi’ne gidiyoruz. Hastane şehirden 6 km. uzakta ve şahin tepesi gibi çok güzel manzaraya sahip bir tepeye kurulmuş. Tamam diyorum, ben burada deniz manzaralı odada bir süre kalayım hiçbir şeyim kalmaz, turp gibi olurum alimallah.

Çok güzel, tertemiz ve kocaman bir hastane olmuş. Güle güle kullansın Kaş halkı. Genç bir ortopedist doktor muayene etti ve eklem sıkışması teşhisini koydu. Bu rahatsızlığın seyrini, önce ilaç ile tedavi, sonra iğne, sonrasında ise ameliyat olarak açıkladı. Benim iğne vurulma aşamasında olduğumu söyleyip kararı bana bıraktı. Ben önce ilaç, olmazsa iğne olurum dedim ve reçete kodumuzu alarak ayrıldık. Hastaneye yatma şansım kalmamıştı 🙂 🙂 Kaş’a dönerken yol üstünde Turizm Meslek Lisesi uygulama tesisine uğradık. Çok güzel bir plaj ve lokanta oluşturmuşlar. Yanında yukarı tarafta kafeteryası da var. Biraz ileride otelleri de varmış. Böyle tesislerin artmasını diliyoruz.

Bahçede serbest gezinen tavus kuşlarını görünce görüntülemeden edemiyoruz. Bembeyaz bir tavus kuşunu uçarken yakalıyorum. Ne ihtişamlı hayvanlar…

Kaş’a inip ilaçlarımızı aldık ve güzelim sokakları fotoğraflamaya başladık.

Biraz ileride, şehir içinde Kaş Kamping’e de bir uğrayalım, hem de yol üstündeki Antik Tiyatroyu da görelim dedik. Antik Tiyatronun manzarası mükemmel ancak bir restorasyon yapılmış ki felaket… Düzgün kesme taşlarla yapılan yan duvarlar ve pvc boru ile yapılan sahne su tahliyesi evlere şenlik. Yıkılıp gitmesinden iyidir tabii ama, ölümü gösterip sıtmaya razı etmek zorunda mıyız? Neden günün koşullarına uygun, sırıtmayan, düzgün bir restorasyon yapamıyoruz? İnşallah öğreneceğiz bunları… Bazı restorasyonlarda beton döküldüğünü görmüştük ve aklımızı kaybetmek üzereydik. M.Ö. 3000’li yıllarda yapılmış bir yapıya beton dökmenin onu yıkıp atmaktan ne farkı var?

Antik Tiyatro’dan sonra Kaş Kamping’e geçiyoruz ve hayran oluyoruz. Deniz’in kenarında, tertemiz, sakin ve sessiz. Zaten benim tedaviye ve dinlenmeye ihtiyacım var. 🙂 Tamam diyoruz, buradan daha iyi bir tedavi yeri olamaz. Muhteşem manzaralı hastaneye yatmayı beceremedik ama burası da sağlık ve şifa getirir bize… Hemen karavanımızı getirip en güzel yere kuruluyoruz…

Yerleşir yerleşmez hemen sezon açılışını yaptık. Vatana ve millete hayırlı-uğurlu olsun…

Burada kaç gece kalırız bilmiyoruz, bilmek de istemiyoruz…

Bir Yorum Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: